YGS-LYS-KPSS TARİH DERS NOTLARI VE SORULARI
   
 
  Hukuk Alanında Yapılan İnkılaplar
B.   HUKUK ALANINDA İNKILÂPLAR

Hukuk, vatandaşların devletle ve birbirleriyle olan ilişkile­rini düzenleyen kuralar bütünüdür.
Osmanlı İmparatorluğu’nun hukuk yapısı çok uluslu devlet niteliğinin, yabancılara tanınan kapitülasyonların ve teokratik devlet yapısının sonucu olarak “çok hukuklu sisteme” dayanıyordu. Bu sistem Osmanlı Devleti’nde hukuk ve yargı birliğinin oluşumunu engellemiştir.
Hukuk alanında yapılan inkılâpların amaçları:
  • Dinsel hukuktan, laik hukuka geçme.
  • Hukuksal alanda eşitliği sağlama.
  • Çok hukuklu sistemden, tek hukuklu sisteme geçme.
1-   ANAYASALARIMIZ
 a) 1921 Anayasası (Teşkilat-ı Esasiye Kanunu)
Yeni Türk devletinin ilk anayasası Teşkilat-ı Esasiye Kanu­nudur. Bu anayasa 20 Ocak 1921'de TBMM tarafından kabul edilmiştir. Bu anayasa 23 esas ve bir ek maddeden oluşmaktaydı. İlk dokuz maddesi temel hükümlere, onuncu maddesi, Kanun-u Esasi’nin bu temel hükümlerle çelişmeyen hükümlerinin yürürlükte olduğunu ifade etmekteydi. Kanun-ı Esasi olağanüstü şartlarda ha­zırlandığı için kısa ve özdü. Bu anayasa daha çok TBMM'nin Anadolu'daki etkinliğini sağlamayı amaçlamış­ ve 1924 yılına kadar yürürlükte kalmıştır.
   
1921 Anayasası’nın Özellikleri
  • Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir.
  • Kanun yapma ve kanunları yürütme yetkisi Türkiye Büyük Millet Meclisine aittir.
  • Kuvvetler birliği esası kabul edildi.
  • 1921 yılındaki anayasada devletin yönetim biçimi belirtilmedi (Çünkü Cumhuriyet daha sonra kabul edildi.)
  • Seçimler iki yılda bir yapılması kabul edildi.
  • Meclis Hükümeti sistemi kabul edildi.
    b)    1924 Anayasası
Kurtuluş savaşından sonra 20 Nisan 1924'de, 105 maddeden oluşan 1924 Anayasası kabul edildi. Yeni dönemin ihtiyaçlarına göre devlet yapısı ve yönetim organları yeniden düzenlendi. 1960 yılına kadar yürürlükte kalan bu anayasada yenilik ve inkılâplara paralel olarak bazı değişiklikler yapıldı.

    1924 Anayasasının Özellikleri
  • Devletin dini İslam, dili Türkçe ve başkenti Ankara’dır (Devletin dininin İslam olması Lâiklik İlkesiyle çelişir).
  • 1921 Anayasasındaki “Milli Egemenlik”, “Tek Meclis”, “Güçler Birliği” ilkeleri aynen devam ettirildi.
  • Cumhurbaşkanının TBMM içinden dört yılda bir seçilmesi ve aynı kişinin ikinci kez seçilebilmesi esası getirildi.
  • Yasama meclise, yürütme ise hükümete verildi.
  • Yargı yetkisi bağımsız mahkemelere verildi.
  • Devlet rejiminin Cumhuriyet olduğu ve değiştirilemeyeceği hükmü getirildi.
  • Seçimlerin 4 yılda bir yapılması esası getirilerek seçme ve seçilme hakkı yalnız erkeklere verildi ( Bu durum Halkçılık İlkesiyle çelişir).
  • Kabine sistemi esası kabul edildi.
    1924 Anayasasında Yapılan Bazı Değişiklikler
  • 10 Nisan 1928'de “Devletin Dini İslam’dır” cümlesi anayasadan çıkarıldı.
  • 1934'de kadınlara seçme ve seçilme hakkı verildi.
  • 1937'de Atatürk ilkeleri anayasaya girdi.
  • Ormanlar devletleştirilerek, toprak reformu yapıldı.
   c)   1961 Anayasası
27 Mayıs devriminin ardından Cemal Gürsel başkanlığındaki Kurucu Meclis tarafından hazırlandı.

1961 Anayasasının Özellikleri
  • Kuvvetler ayrılığı prensibini getirdi.
  • Millet Meclisi + Senato Meclisi = TBMM şeklinde bir örgütlenme getirdi.
  • Cumhurbaşkanlığının tarafsızlığı esası getirilerek yedi yılda bir seçilmesi hükme bağlandı.
  • Dört yılda bir yapılan nispi seçim sistemi kabul edildi.
  • Yürütme Cumhurbaşkanı ve Bakanlar Kurulu’na bırakıldı.
  • Kamu çalışanlarına örgütlenme hakkı tanındı.
   d)   1982 Anayasası
1980 askeri darbesinden sonra hazırlanan anayasa, danışma Meclisi ve Milli Güvenlik Konseyi’nin onayından geçtikten sonra halkoyuna sunulmuş ve kabul edilmiştir.

1982 Anayasasının Özellikleri
  • Cumhuriyet senatosu kaldırıldı.
  • Cumhurbaşkanlığına 7 yıl için seçilme ve bir kere seçilen kişinin ikinci kez seçilememesi şartı getirildi.
  • Seçimlerin beş yılda bir tek dereceli sistem esas alınarak yapılması esası getirildi.
Not: En çok uygulamada kalan ve üzerinde en çok değişiklik yapılan anayasamız 1924 Anayasası’dır.
Not: Cumhuriyet Dönemi anayasalarının ortak özelliği Milli Egemenlik İlkesini benimsemiş olmalarıdır.

2
. TÜRK MEDENİ KANUNUNUN KABULÜ (17 ŞUBAT 1926)

Bir ülkede hukuk düzeninin temelini medeni kanun oluş­turur. Kişilerin hak ve görevleri, aile hukukunun kurulma­sı, işleyişi, boşanma, miras, mülkiyet ilişkileri gibi bütün meseleler medeni kanuna göre çözümlenir.
Osmanlı devletinde bu sorunlar İslam hukukuna göre çö­zümleniyordu. XIX. Yüzyılın ikinci yarısında Mecelle adı verilen dinsel nitelikli medeni kanun hazırlandı.
Cumhuriyetin ilanından sonra yeni medeni kanunun ha­zırlanması için bir komisyon kuruldu. Bu komisyon Avrupa'daki bütün medeni kanunları inceledi. Bunların en iyi­si ve sosyal bünyemize en uygunu İsviçre medeni kanu­nuydu. Bunun Türk medeni kanunu haline getirilmesine karar verildi. Daha sonra TBMM tarafından da 17 Şubat 1926'da Türk medeni kanunu kabul edildi.

    İsviçre Medeni Hukuku’nun Alınma Sebepleri:
  • Avrupa’daki mevcut medeni kanunların en yenisi olması.
  • Türk toplumunun yapısına uygun olması.
  • Demokratik bir yapıya sahip olması.
  • Kadın-erkek eşitliğine dayanan aile hukukunun iyi düzenlenmiş olması.
  • Avrupa medeni kanunlarının tümünü kapsaması.
  • Karşılaşılan sorunlara akılcı ve pratik çözümler getirmesi.
   Türk Medeni Kanunu İle;
  • Ülkede hukuk birliği sağlandı.
  • Aile toplumun temeli sayılarak korundu, çocukların iyi yetişmeleri için anne ve babalara yükümlülükler getirildi.
  • Resmi nikâh kabul edilerek, tek kadınla evlenme esa­sı getirildi.
  • Kadın erkek eşitliği sağlandı, (mirasta, boşanmada, sosyal alanda vb.)
  • Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları arasında din, mezhep ayrılıkları gözetilmeksizin hak ve ödevler bakımından eşitlik sağlandı.
Not: Türk kadını medeni kanun ile sosyal ve ekonomik haklar elde etmiştir.
 

3 – TÜRK CEZA KANUNU

  • İtalyan Ceza Kanunu uyarlanarak 1926’da yürürlüğe girdi,
  • Almanya’dan Ceza Yargılama Usulü Kanunu kabul edildi.
  • İsviçre’den İcra ve İflas Kanunu alındı (1932).
  • Almanya ve İtalya’dan Ticaret Kanunu alındı.
4 – DİĞER GELİŞMELER

  • 1925 yılında hukukçu yetiştirme amacıyla Ankara Hukuk Mektebi açıldı.
  • Barolar kuruldu, mahkemeler yeni düzene uygun olarak kuruldu.
SON DAKİKA HABERLERİ


 

Facebook beğen
 
Reklam
 
TARİHTE BUGÜN
 

Tarihte Bugün v.5.0
 
Bugün 43 ziyaretçi (116 klik) kişi burdaydı!
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=